noroloji-bolumu.jpg?fit=755%2C390&ssl=1

Baş ağrısı toplumda çok sık görülmesi ve bunun sonucunda toplumun çok geniş bir kısmını etkilemesi bazen iş gücü kaybına neden olması bazen de hayati tehlike yapabilecek hastalıkların belirtisi olması dolayısı ile üzerinde önemle durulması gereken bir konudur.

1- Primer Baş Ağrıları

a) Migren
b) Gerilim tipi baş ağrısı
c) Küme baş ağrısı

2- Sekonder Baş Ağrıları

(Metabolik, Toksik, Enfeksiyoz travma gibi nedenlerle ağrıya duyarlı kafa yapılarının etkilenmesi sonucu olan ağrılar.)

Migren: Tek taraflı, Pulsatil, şiddetli, hareketle artış gösteren, bulantı-kusma, ışığa gürültüye duyarlılık özelliklerini taşıyan 4-72 saat süren baş ağrısı ataklarından en az 5 defa geçirmiş olmak tanı belirtileridir.
Gerilim Tipi Baş Ağrıları: 30dk.-7 sürebilecek basınç veya sıkıştırıcı özellikte 2 taraflı yerleşimli, fiziksel aktivite ile artmayan, bulantı hissi, ses ve ışığa duyarlılık olmayan baş ağrısı olarak tanımlanmıştır.
Küme Baş Ağrısı: şiddetli tek taraflı göz etrafında gözde kanlanma ve yaşarmanın eşlik ettiği periyodik seyreden baş ağrılarıdır. Bazen yüzde kızarıklık, terleme göz kapağında düşüklük eşlik edebilir.

2-Sekonder Baş Ağrıları:

a) Kafa travması, subaraknoid kanama, sistemik arteritler, sistemik lupus, arteriel hipertansiyon, kafa içi basınç artışına bağlı hidrosefli intrakronial hemoroji, subdural hematom, intrakranial hipertansiyon, pseudo tümör serebri Toksik, Nitrat, Nitritler, Alkol, Aspartam mono sodyum glutamat Enfeksiyonlarla ilgili Menejit, Ansefasit, viral enfeksiyonlar, bakteriyal enfeksiyonlar, guatr, facial ve kafa dışı yapılarla ilgili enfeksiyonlar, Metabolik bozukluklar Hipoksi, hiperkapni hipoglisemi, hemodiyaliz, Rinosinüzit, burun ve paranasal sinüslerin enfeksiyonları temporomanatibular eklem bozukluğu gibi nedenlerle olur.

b) Subaraknoid kanamada baş ağrısı ani başlayan sn.ve dk.lar içinde şiddetlenen gök gürültüsü şeklinde tanımlanan bulantı kusma ense sertliği ve bilinç bulanıklığının eşlik ettiği sıklıkla nedeni (anevrizma ve hipertansiyon) olduğu ağrılardır. Kafa içi lezyonlara bağlı ağrılar sıklıkla gerilim baş ağrısı tipinde bulantı, kusma, eforla artış gösterir niteliktedir. Papil ödemi görülmektedir.
Baş ağrısında hastadan alınan anemnizin sistemik ve nörolojik muayenenin büyük önemi vardır. Hekim gerekli gördüğü takdirde klinik laboratuvar testler (Hematolojik, Biyokimyasal, Hormonoal Serolojik) Elektroansefolografi (EEG), Beyin görüntüleme çalışmaları (BBT-MRI) gibi tanısal testlerden yararlanabilir.

BAŞ AĞRISINDA GÖRÜNTÜLEME VE DİĞER TANISAL YÖNTEMLER

Baş ağrısının çok yaygın olmasının yanında diğer bir özelliğide birçok potansiyel sebebinin bulunmasıdır. Genel olarak bakıldığında baş ağrısına yol açabilen 300 den fazla klinik durum ve hastalık bulunmaktadır. Baş ağrılarının çoğunu primer baş ağrısından altta organik bir sebebin bulunmadığı muhtemelen merkezi sinir sistemindeki intrensek fizyolojik bozukluklardan kaynaklanan ağrılar oluşturur. Sekonder baş ağrıları ise tümör, anevrizma, Serebrevasküler olaylar gibi altta organik bir nedenin bulunduğu baş ağrılarıdır. Bu tür baş ağrılarının sıklığı günlük pratikte oldukça azdır. Acil servis veya herhangi bir polikliniğe ilk kez ortaya çıkan şiddetli, ilerleyici baş ağrısı yakınmasıyla müracaat eden hastalarda öncelikle sekonder baş ağrıları düşünülmelidir. Acil servise baş ağrısı ile müracaat eden hastaların 1/3 ünde subaraknoid hemoraji (Beyin zarlarının arasındaki kanama) bulunmaktadır.

Baş ağrısında kullanılan başlıca tanısal testler şunlardır:

1- Klinik laboratuvar testler (Hematolojik, biyokimyasal, hormonal, immünolojik ve serolojik)
2- Lumber ponksiyon,
3- Elektroenseflografi (EEG)
4- Beyin görüntüleme aşamaları(BBT-MRI)
5- Klinik laboratuvar testler.

Primer baş ağrılarında tanı koydurucu bir klinik laboratuvar test bulunmaktadır. Bu hastalıkta tanı klinik veriler ile konur fakat sekonder baş ağrısı şüphesinde bazı klinik laboratuvar testlere ihtiyaç duyulabilmektedir.
Baş ağrısında beyin görüntülemesi (BBT-MRI) yaptırmanın en önemli amacı baş ağrısına neden olan ve hastanın yaşam kalitesini etkileyen önemli ve tedavi edilebilir. Bir lezyonun ortaya konmasıdır. Nörolojik muayenede anormalinin bulunması beyin görüntülenmesinde intrakranial bir patoloji işlem ihtimalini artırır risktedir.
Baş ağrısının neden olan intrakronal lezyonların bir konunun tanısında MRI daha üstün olmasına rağmen bazı durumlarda bir test diğerine tercih edilebilir.
MRI akut subaraknoid hemorajinin ortaya konmasında ilk 24 saat içerisinde BBT kadar güvenli değildir.
Sonuç olarak; Kronik tekrarlayan baş ağrısı olan, ağrı özellikleri uluslararası baş ağrısı cemiyetinin kriterlerine göre primer baş ağrısına uyan a tipik özelliği olmayan ve nörolojik muayenesi normal bulunan hastalarda intrakranial tedavi edilebilir önemli bir anormallik bulunma ihtimali oldukça düşük olduğundan rutin olarak görüntüleme yaptırmak doğru bir klinik yaklaşım değildir.
Baş ağrısı hastalarda genellemelerden kaçınılarak her hasta kendi içinde değerlendirilmeli ve azda olsa şüphe taşıyan olgulardan görüntüleme mutlaka yaptırılmalıdır.

SONUÇLAR
1- Baş ağrısı sıklıkla karşılaştığımız önemli bir sağlık problemidir.
2- Hasta 1. basamakta ciddiye alınıp doğru değerlendirilmeli tedavi edilmeli, gerekirse ilgili uzmana yönlendirilmelidir.
3- Hayati tehlike yapabilecek hastalıklarının belirtisi olan baş ağrılarında hızlı hareket edilme, tanı mümkün olan en kısa sürede konarak, tedavi edilmelidir.
4- Baş ağrısının doğru bir şekilde sınıflandırılması gerekir. Çünkü tedaviler farklılıklar göstermektedir.
5- Tedaviye yanıt alınmayan durumlarda tanı ve kullanılan tedavi yöntemi gözden geçirilmelidir.

Dr. Erdeniz KILCI
Nöroloji Uzmanı


732x549_Platelet-Rich_Plasma__for_the_Knee.jpg?fit=732%2C549&ssl=1

PRP, “Platelet Rich Plasma ” Platelet (trombosit) yönünden zenginleştirilmiş kök hücre tedavi uygulamasıdır. Hastanın kendi kanındaki trombositlerin ayrıştırılarak kendi hasarlı dokularına uygulanması işlemidir.

 

 

Nasıl uygulanır? 

Bu uygulama için kişiden az miktarda ( yaklaşık 50-60 ml) kan alınır.  Kan özel bir tüpe  konulup, işleme tabii tutularak içeriklerine ayrıştırılır.  Elde edilen aktifleştirilmiş, “trombosit yönünden zenginleştirilmiş plazma” (PRP), yine aynı kişiye enjeksiyon yoluyla geri verilir. Amacına uygun olarak cilt içi -cilt altı (genellikle estetik uygulamalar),  kas içi veya eklem içi uygulanabilmektedir.

  

 

Neden uygulanır? 

Platelet veya diğer adıyla trombosit denilen kan hücrelerinin yapısında bulunan  “büyüme faktörleri” vücudumuzdaki hasarlı dokuların onarımı, iyileşmeleri ve doğal hallerine dönmelerine yardımcı olurlar.

Normal şartlarda dokularımızda herhangi bir hasar oluştuğunda plateletler (trombositler) bu dokulara toplanarak onarım sürecini başlatır. Plateletler (trombositler) hasarsız bir dokuda hem az sayıda bulunur hem de aktif değillerdir. Hasarlı dokuya PRP tedavisi uygulandığında, o dokudaki platelet sayısı normalin 2-4 misline yükselir ve bu plateletlerden salgılanan büyüme faktörleri ortam ile etkileşerek, dokunun onarılmasına,  beslenmesine, yenilenmesine olanak sağlar.

PRP tedavisi neler yapabilir?  PRP Konsantre Büyüme Faktörleri sayesinde;

  • Kemik tamirini hızlandırarak, hastanın daha çabuk iyileşmesine olanak sağlar.
  • Dokudaki ödemi azaltarak ağrı kesici ihtiyacında azalma ve hasta konforunda iyileşmeye yardımcı olur
  • Dokuların kendini tamirinde, yara oluşumunu ve yapışıklıkları azaltır.
  • Ligament, kas ve tendon yırtıkları ve tendinopatiler gibi kas iskelet sistemi yumuşak doku yaralanmalarının tedavisinde iyileşmeyi hızlandırır

 

Kullanım alanları;

Osteoartrit; Diz,kalça

Ligament, kas ve tendon yırtıkları ve tendinopatiler

Diz çapraz bağ yırtıkları ve operasyonları

Tenisçi dirseği

Omuzda rotator kuf yırtıkları

Patellar ve Aşil tendinopatileri



Uygulama süreci; Uygulamanın yapılacağı kişiden kanı alma, işleme tabi tutma ve uygulama süresi yaklaşık 30-45  dakikaya kadar sürmektedir.

Doç.Dr. Asuman DOĞAN


sincan-fizik-tedavi.jpg?fit=600%2C325&ssl=1

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon uzmanlık alanı

“Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon (FTR) özürlülük deneyimi yaşayan veya yaşaması muhtemel olan bireylerin çevre ile etkileşim içinde en uygun fonksiyon görmelerini sağlamayı ve sürdürmeyi mümkün kılmayı hedefleyen tıpta uzmanlık alanıdır”.

FTR akut hastane bakımından topluma kadar uzanan stratejileri uygulayan, bu yönüyle sadece tanı ve tedaviyle ilgilenen diğer tıpta uzmanlık alanlarından farklı çok özel ve benzersiz bir tıpta uzmanlık alanıdır.

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon uzmanlarının yetkinlik alanları:

  • Tanıyı belirlemek amacıyla tıbbi değerlendirme
  • Fonksiyonel kapasite ve değişim yeteneğini değerlendirme
  • Aktivite ve katılım ve aynı zamanda bağlamsal faktörleri değerlendirme
  • Rehabilitasyon planının oluşturulması
  • Medikal ve fiziksel tedaviler hakkında bilgi, deneyim ve uygulama
  • Sonuç değerlendirme ve ölçüm
  • Komplikasyonların önlenmesi ve tedavisi
  • Hastalık/sağlık durumunun gidişatının ve rehabilitasyon sonuçlarının belirlenmesi
  • Rehabilitasyon teknolojileri hakkında bilgi
  • Takım dinamikleri ve liderlik becerileri
  • Eğitim becerileri
  • Özürlülük hakkında sosyal sistem ve mevzuat bilgisi
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon uzmanlarının uygulama alanları:

1- Medikal işlemler

  • Vücut yapılarını ve/veya fonksiyonu iyileştirmek ve restore etmeyi amaçlayan ilaçlar (örnek olarak ağrı tedavisi, inflamasyon tedavisi, kas tonusunun düzeltilmesi, bilişsel fonksiyonların iyileştirmesi, fiziksel performansın artırılması)
  • Enjeksiyonları ve ilaç uygulanışının farklı yollarını da içeren pratik uygulamalar
  • Girişimlerin değerlendirilmesi ve gözden geçirilmesi
  • Prognozun belirlenmesi
2- Fizik tedaviler  
  • Geri dönüşümü olan tutuk eklemlere ve ilişkili yumuşak doku disfonksiyonlarına manuel tedavi teknikleri
  • Kinezyoterapi (hareket tedavisi) ve egzersiz tedavisi
  • Elektroterapi (elektrik akımları kullanılarak yapılan tedaviler)
  • Ultrason, sıcak ve soğuk uygulamalar, fototerapi (örn. Lazer tedavisi), hidroterapi ve balneoterapi (kaplıca tedavisi), diatermi (derin ısıtıcılar), masaj tedavisi ve lenfatik tedaviyi ( manuel lenfatik drenaj) içeren diğer tedaviler
3- İş uğraşı tedavisi

  • Günlük yaşam aktiviteleri ve meslek gibi aktiviteleri analiz etmek ve bozulan vücut yapılarını desteklemek (atel kullanımı gibi)
  • Hastaya günlük yaşam aktivitelerindeki engelleri aşabilmesi için becerilerin öğretilmesi (örn. özel aktiviteleri ayarlamak)
  • Bozulan fonksiyonu ve bilişsel aktiviteleri eğitmek
  • Motivasyonu artırmak

4- Kompleks özel rehabilitasyon programları dahilinde konuşma terapisi ve dil tedavileri

5- Disfaji (yutma bozuklukları) tedavisi

6- Nörofizyolojik girişimler

7- Özürlülük ekipmanı, yardımcı teknoloji, protezler, ortezler, teknik destekler ve yardımcılar

8- Hasta eğitimi

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon uzmanlarının tedavi ettiği hastalıklar:

Ağrılı durumlar

  • Artritler
  • Kas iskelet ağrıları (boyun ve bel ağrıları)
  • Fibromiyalji, miyofasyal ağrı sendromu ve kronik ağrı sendromu
Yaralanmalar
  • Omurilik yaralanmaları
  • Travmatik beyin hasarı
  • Spor yaralanmaları
  • İşe bağlı yaralanmalar
Diğer rehabilitasyon gerektiren durumlar
  • Amputasyonlar
  • İnme
  • Kanser rehabilitasyonu
  • Kardiyak rehabilitasyon
  • Pediatrik rehabilitasyon
  • Geriatrik rehabilitasyon
Diğer Hastalıklar
  • Osteoporoz
  • Post-polio sendromu
  • Multip skleroz
  • Romatizmal hastalıklar

4d-ultrason.jpg?fit=620%2C436&ssl=1

Ultrason cihazları yüksek frekanstaki ( kulağımızla işitemediğimiz) ses dalgalarını prob yardımı ile dokulara iletir. Ses, belli bir ortamda yayılan ve insan kulağı tarafından algılanan frekans aralığındaki titreşimlerdir. İşitilebilen frekans düzeyinin üzerindeki her türlü ses, ultrasonik ses dalgası olarak tanımlanır. Ultrason, ilk olarak 1.Dünya savaşı sonlarında denizaltıların yerini tespit olarak kullanılmış olup, tıpta tanısal amaçlı 1943‘de beyin incelemelerinde kullanılmıştır. 1970 li yıllardan günümüze kadın hastalıkları ve doğum alanında kullanılmaktadır.

Ultrason,  cihazdan ses dalgalarının bir prop aracı ile dokulara iletilmesi ve dokulardan yansıyan ses dalgalarının ekranda görüntülenmesi esasıyla çalışır.

Bebeğin gelişiminin ultrasonda değerlendirilmesi bazı faktörlere bağlıdır.

Merkezimizde 4 Boyutlu Ultrason ile;

  • İncelemeyi yapan kişinin anatomik ve biyometrik incelemedeki bilgisi ve deneyimi
  • Bebeğin büyüklüğü
  • Bebeğin pozisyonu
  • Amnion sıvı miktarı
  • Gebenin yağ dokusu
  • Cihazın kalitesi

2 Boyutlu ultrason görüntülenmesinde, en ve uzunluk mevcut olup derinlik yoktur. Yıllarca kullandığımız geleneksel ultrasonlar 2 boyutludur.

3 Boyutlu ultrasonda en ve uzunluğa derinlik boyutu katılmış ancak 10-15 dakika gibi geç görüntüleme söz konusudur.

4 Boyutlu ultrason tamamen eş zamanlı olarak uzaysal görünümün ekrana yansımasını sağlayan en son teknolojik üründür. 3 boyutlu görüntünün aynı zamanda kaydedilebilir özelliği nedeniyle 4 boyutlu ultrason olarak adlandırılır. 4 boyut özelliği olan tüm cihazlarda bebeğin iki boyutlu görüntüleri ve ölçümleri yapılabilmektedir.

Özellikle gebelik takibinde kullandığımız ultrason cihazlarının 2 boyutlu bebeği görüntülemesi ve ölçümler, gebeliğin tüm haftalarında olmazsa olmaz muayenemizdir. 4D özelliği olan cihazların 2 boyutlu görüntüleme kalitesi, geleneksel 2 boyutlu cihazlara göre çok üstündür. Ayrıca 4 boyutlu ultrasonların renkli doppler özelliği de mevcuttur. İlk haftalarda bebeğin oluşumu, kalp atımı, bebeğin ölçümü, ileri haftalarda organ taramaları, fetal büyümenin ve tahmini ağırlığın tespiti 2 boyutlu ölçümlerle yapılır. Ancak fetal organ taramalarında 4D inceleme önemli bir yer tutar. Yarık damak, yarık dudak, yüz anomalileri, bebeğin sırtında ve karın duvarında olabilecek anomalilerin tespitinde yardımcıdır. 4D ultrasonda bebeğin hareketlerini izlemek, esnediğini, parmak emdiğini, ellerini, bacaklarını görmek, ileri haftalarda kime benzediğine dair gözlemleme, heyecanla bebeğini bekleyen çiftleri çok mutlu eder. Ayrıca görüntülerin kayıt altına alınması, evde yakınlarla izlemek oldukça keyiflidir.


kadın-doğum.jpg?fit=440%2C300&ssl=1

     Kadın hastalıkların tanı, tedavisi yanında, hamileliğin sağlanamadığı kısırlık (infertilite), vajinismus gibi cinsel işlev bozuklukları, kadın bedeninde fizyolojik olarak  gebelik ve doğumu da içeren geniş bir yelpazede çalışmaktayız.

    Kadın hastalıkları tanımında üreme sistemi ile ilgili tüm hastalıkları inceliyoruz.

  • Adet Sancısı, ağrılı adet görme(dismenore)
  • Adet görememe, adet düzensizlikleri
  • Adet öncesi gerginlik sendromu
  • Üreme sistemi ile ilgili enfeksiyonlar
  • Cinsel yolla bulaşan hastalılar
  • Polikistik over sendromu
  • Yumurtalık kistleri(over kistleri)
  • Polipler
  • Myomlar
  • Endometriozis
  • Üreme organları kanserleri
  • Bartholin bezi hastalıkları
  • Genital siğiller ve aşılama
  • İdrar kaçırma
  • Rahim sarkması
  • Menopoz
  • Kemik erimesi(osteoporoz)
  • Gebelikten korunma yöntemleri
  • Dış gebelik(ektopik gebelik)

Hiçbir şikayet olmasa bile üreme çağındaki kadınların yılda bir jinekolojik muayenelerini yapmamızda fayda var.Özellikle 40 yaşından sonra bu muayeneleri aksatmamak gerekiyor.Çünkü üreme sistemi ile ilgili kanserler 40 yaşından sonra daha çok görülmekte.40 yaşından sonra meme kanseri taraması için mamografinizi de çektirmelisiniz.Kadınlarda en çok görülen kanser olan meme kanseri hala ilk sırada, ancak tarama programları ile erken tanı konulduğu için mükemmel bir şekilde tedavi ediliyor.Eskiden ikinci sırada olan rahim ağzı kanseri, pap smear tarama testleri sayesinde çok erken tedavi ediliyor ve onuncu sıraya gerilemiş durumda.

Lütfen jinekolojik muayenenizi olunuz.Rahim ağzı tarama testinizi (pap smear) yaptırınız.Risk faktörünüz varsa doktor kontrolünde daha erken, risk faktörünüz yoksa 40 yaşında ve sonraki yıllarda mamografinizi çektiriniz.


fizik-tedavi-ve-rehabilitasyon.jpeg?fit=450%2C300&ssl=1

Fizik tedavi ve rehabilitasyon, son yıllarda önemi giderek artan tıp dallarından biri olarak kabul ediliyor. Romatizmal, ortopedik, nörolojik, solunum, kalp damar hastalıkları gibi birçok hastalığın tedavisinde kullanılan fizik tedavi ve rehabilitasyon, normal yaşama dönmeyi hızlandırıyor.

Fizik tedavi

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Ünitesi, hareket sistemi hastalıklarının tedavisi ve bozulan fonksiyonlarının eski haline getirilmesi için çalışıyor. Hastalıkların tedavileri için sıcak, soğuk uygulamalar, elektrik akımları, masaj ve egzersizler gibi çeşitli fizik ajanlar kullanılıyor.

Rehabilitasyon

Rehabilitasyon; hasta ve sakat olan bireylerin yaşam kalitelerini sağlıklı insanların yaşam kalitelerinin düzeyine getirmek için yapılan çok yönlü çalışmalardan oluşuyor. Uzun bir süreç olan rehabilitasyon bir ekip çalışması ile yapılabiliyor.

Rehabilitasyonun, hastaların genel tıbbı tedavilerinin yanında mutlaka yer alması gerekiyor. Aksi takdirde, hastalar tıbben iyileşseler de fonksiyonel olarak tam bağımsız olamıyorlar ve başkalarının desteğine muhtaç olarak yaşamlarını sürdürmek zorunda kalıyorlar.

Rehabilitasyon, kişinin normal yaşama adapte olmasını kolaylaştırıyor.

Hangi hastalar yararlanıyor?
Romatizmal hastalıkların medikal ve fizik tedavi programları her hastaya göre planlanıyor,  hastaların yaşam kalitelerini artırmak için eğitim programları hazırlanıyor.

Ayrıca, çeşitli ameliyatlardan önce ve sonra rehabilitasyon desteği veriliyor. Bu çerçevede, ortopedi ve beyin cerrahi ameliyatlarından önce ve sonra gelişen ağrılı ve sınırlı hareketin düzeltilmesi; bel, boyun ve kemik sağlığının korunması eğitimi veriliyor.

Ev içi egzersiz programları
Nörolojik hastalıklara bağlı hareket bozuklukları uygun rehabilitasyon programları ile ele alınıyor,  hasta ve yakınlarına ev içi egzersiz programları oluşturuluyor.

Program çerçevesinde birey, hareketlerini kısıtlayan fiziki olumsuzlukları ortadan kaldıracak çalışmaları ev ortamında yapabiliyor.

Hizmet alanı

  • Boyun ve bel ağrılarının teşhis ve tedavisi yapılıyor.
  • Boyun ile bel fıtığının teşhis ve tedavisi yapılıyor. (Bu bölgelerin ameliyatlarından sonra gelişebilecek hareket kısıtlılıklarının ve ağrının tedavisi planlanıyor.)
  • Omuz, diz, kalça, dirsek, bilek, el ağrıları; bu bölgelerin kireçlenmeleri, hareket kısıtlılıklarının tedavisi sağlanıyor. (Bu bölgelerin ameliyatlarından sonra hareketin geri kazandırılması için rehabilitasyon programları düzenleniyor.)
  • Halk arasında eklem romatizması olarak bilinen romatoid artrit ile yine halk arasında bambu hastalığı olarak bilinen ankilozan spondilit gibi romatizmal hastalıkların fizik tedavi ve rehabilitasyonu bu ünitede yapılıyor.
  • Son yıllarda stres ve hareketsizliğe bağlı olarak görülme sıklığı artan kronik yorgunluk ve ağrının yanı sıra yumuşak doku romatizması olarak da bilinen fibromiyalji sendromunun da tanı ve tedavisi fizik tedavi ve rehabilitasyon ünitesinde gerçekleştiriliyor.
  • Özellikle yaşlanmaya bağlı olarak kemik dokusundaki yoğunluğun azalmasıyla ortaya çıkan bilekte ve kalçada kırığa neden olan osteoporoz hastalığının tanı ve tedavisi büyük önem taşıyor. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Ünitesi’nde osteoporozun tanı ve tedavisi yapılıyor, koruyucu ve tedaviye yönelik egzersiz programları düzenleniyor.
  • Felç, omurilik yaralanmaları, travmatik beyin yaralanmaları, multipl skleroz, motor nöron hastalıkları gibi nörolojik hastalıkların rehabilitasyonu ekip çalışması yapılarak başarıyla gerçekleştiriliyor.
  • Spina bifida, serebral palsi, skolyoz gibi doğumsal, ya da  sonradan gelişen muskuler distrofiler, nöromuskuler hastalıklar gibi özürlülüğe neden olan hastalıkların fizik tedavi ve rehabilitasyonu yapılıyor.
  • Sağlıklı yaşamın vazgeçilmez parçalarından biri olan spor sırasında oluşan burkulma, incinme, kas güçsüzlükleri gibi birçok spor yaralanmasının rehabilitasyonu burada planlanıyor.
  • Dünyada olduğu gibi ülkemizde de yaşlı nüfusun oranı hızla artıyor. Yaşlılık dönemi hastalıklarından korunmada yaşlıların günlük yaşam aktiviteleri düzenleniyor ve destekleniyor.
  • Uzun süreli hareketsizlik sonrasında bası nedeni ile gelişebilecek yatak yaraların önlenmesi, var olan yaraların tedavisi yapılıyor.
  • İdrar kaçırma veya tutamama şikayeti olan hastalara özel rehabilitasyon programı hazırlanıyor.
  • Çene ekleminde ağrı veya hareket açısından şikayeti olan hastaların eğitimi ve rehabilitasyonu planlanıyor.
  • Yüz felci geçirmiş hastaların fizik tedavisi ve rehabilitasyonu sağlanıyor.
  • Duruş bozuklukları tanısı, tedavisi ve neden olabileceği hastalıklar ve bozukluklar hakkında hastalara eğitim veriliyor.

cocuk-hastaliklari.jpeg?fit=450%2C300&ssl=1

 

Merkezimiz  bünyesinde, çocukluk dönemine ait her türlü sağlık sorunuyla ilgili olarak  tedavi ve takip işlemleri başarıyla gerçekleştiriliyor.

Çocuk hastalıkları bölümünde 0-17 yaş arasındaki çocuklar tedavi ediliyor. Bu yaş grubunda yer alan çocuklardaki hastalıkların teşhis ve tedavisi yapılıyor.

Çocuk sağlığı açısından sürdürülen hizmetler kapsamında “koruyucu hekimlik” çalışmalarına büyük önem veriliyor. Buna bağlı olarak çocuklarımızın ileriye dönük sağlık sorunlarının kontrolü açısından aşılama çalışmaları titizlikle yürütülüyor.

Enfeksiyon hastalıkları, tüm ateşli hastalıklar, döküntülü hastalılar, solunum yolları hastalıkları, bronşit, zatüre, bademcik iltihabı, eklem romatizması, büyümüş lenf bezleri, alerjik astım, alerjik rinit, kulak ağrısı, soğuk algınlığı, grip, ateşli havale geçirme, katılma nöbeti, kızamık, kızamıkcık, kabakulak, suçiçeği gibi çocukluk dönemi hastalıkları. Karın ağrısı, ishal, kusma, kabızlık, böbrek ve idrar yolu enfeksiyonu taşları, idrar kaçırma, göğüs ağrısı, ritim bozuklukları, kalpteki büyümelerin ararştırılması, endokrin ve metobolik hastaliklar gibi pek çok hastalıkların tedavisi yapılmaktadır.

Hasta çocukları muayaneleri sırasında gerekli görünen laboratuar ve radyolojik tetkikleri Tıp Merkezimizde yapıldıktan ve reçeteleri düzenlendikten sonra gerektiğinde 10 gün içerisinde hastalar kontrol edilmektedir.


dahiliye-ic-hastaliklari.jpeg?fit=450%2C300&ssl=1

Zaman kavramının çok önemli olduğu İç Hastalıkları Bölümünde, erken teşhis ve tedavi büyük önem taşımaktadır.

Günümüz modern tıbbında bilimsel ve teknolojik gelişmelere paralel olarak İç Hastalıkları birimi (Genel Dahiliye) kendi içinde birçok yan dala ayrılmakla beraber erişkin hasta grubunun cerrahi dışı tüm şikayetlerinin direkt çözüm merkezi olmaya devam etmektedir.

Bu nedenle Merkezimizin İç Hastalıkları bölümlerinde 16 yaş üstü tüm bireylerin şeker hastalığı, hipertansiyon, lipid metabolizması ile ilgili bozukluklar (Kolesterol, trigliserid, HDL, LDL), hormon hastalıkları (Tiroid hastalıkları, paratroid hastalıkları, böbrek üstü bezi hastalıkları), metabolizma bozuklukları,  obezite (Şişmanlık), sindirim sistemi hastalıkları (Mide ve barsaklar), Kan hastalıkları (Kansızlık, pıhtılaşma sisteminin bozuklukları), enfeksiyon hastalıkları, akciğer hastalıkları (Üst ve alt solunum yolu hastalıkları), karaciğer hastalıkları, böbrek hastalıkları, ateşli hastalıklar, safra kesesi hastalıkları, romatizmal hastalıklar, yaşlı bireyin genel sağlık kontrolü ve yaşlılığa bağlı sorunlar ilgili tedaviler uygulanmaktadır.

Ayrıca; Akciğer(Solunum sistemi) , Hipertansiyon, Kardiyoloji (Kalp ve damar), Nefroloji (Böbrek), Endokrin (Hormonal hastalıklar  – şeker, guatr, şişmanlık vs.), Enfeksiyon,  Romatoloji (bağışıklık sistemi), Gastroenteroloji (sindirim sistemi), Hematoloji  (kan hastalıkları) yönünden değerlendirmeleri yapılarak tedavilerinin planlanması ve gereğinde ilgili branşlara yönlendirilmeleri sağlanmaktadır.

Bölümümüzde aile öyküsü, ayrıntılı fizik muayene doğrultusunda gerekli laboratuvar ve radyolojik incelemeler yapılarak, hastalıkların erken teşhisi ve tedavisi


kadin-hastaliklari-ve-dogum.jpeg?fit=450%2C300&ssl=1

• Dört boyutlu ultrason
• Gebelik takibi ve doğum
• Kadın hastalıkları tanı ve tedavisi
• İnfertilite (kısırlık) tanı ve tedavisi
• İkili ve üçlü tarama testleri
• Genital siğil tanı, tedavi ve aşılama
• Rahim içi araç takma ve çıkarma
• Vajinismus tedavisi
• Menopoz izleme
• Smear testi


goz-hastaliklari.jpeg?fit=450%2C300&ssl=1

Dünyaya açılan tek kapı, beş duyu organımızdan en küçük ama işlevi en büyük olan organımız gözlerdir. Bir göz işlevini kaybettiği zaman kişi bir başkasına muhtaç olmaktadır. Bu nedenle bu kadar önemli bir işleve sahip olan gözümüz için oluşturulan göz hastalıkları bölümümüzde  gerekli olan tetkik ve  tedaviler  yapılmaktadır.

Refraksiyon Muayenesi: Uzak ve yakın görme kusurları için gözlük düzenlenmesi.Kişisel hassasiyetlere,mesleğe,yaş grubuna göre her bireyin kullanması gereken cam türleri ve gözlük ayarlamaları değişkenlik gösterebilir.

Kontakt Lens Muayenesi: Görme kusurları için düzeltme yapan lensler ve kozmetik lensler.Deneme lens uygulaması  ve kullanım eğitimi sonucu uygun lensiniz için gözünüze uygun ve sağlıklı kontakt lens reçetesi düzenlenmektedir.Kontakt lenslerin eğimleri  ile gözünüzün eğiminin uygunluğu en sağlıklı şekilde deneyerek belirlenir. Denemeden alınan lensler göz sağlığı açısından sakıncalıdır,geri dönüşümsüz hasarlara yol açabilir.

Kornea Kalınlık Ölçümü: Glokom (Göz Tansiyonu) keratokonus (kornea nakline kadar gidebilen görme kusuru) ve benzeri hastalıkların değerlendirilmesinde kullanılır.

Çocuklarda şaşılık muayenesi: 3 – 6 yaş arası göz tembelliği tedavisinde önemli bir dönemdir. Tedaviye iyi yanıt alınır. Göz bebeği büyültülerek gizli refraksiyon kusurları tespit edilebilir. Şaşılık olmadan da kusur ve  göz tembelliği görülebilir. En fazla gözden kaçan tembellik şeklidir.

Göz Tansiyonu Ölçümü ve Takibi: Glokom genetik olarak aktarılan bir hastalıktır. Birinci derecede yakınlarında glokom olan bireylerin 40 yaşından sonra tarama yaptırması gereklidir. İyi takip ve tedavi ile ilerlemesi durdurulabilir.

Göz Kuruluğu Testi: Sürekli bilgisayar kullanımı ve kontak lens kullanımından romatizmal ve bağ dokusu hastalıklarına kadar geniş bir yelpazede rastlanır. Schırmer testinin tanı koydurucu değeri vardır. Öneriler ve damlalar belirgin rahatlama sağlamaktadır.

Göz Dibi Muayenesi : Hipertansiyon, Şeker, Guatr, Kolesterol Yüksekliği gibi sistemik hastalıklarda ve bazı ilaç kullanımlarında düzenli olarak göz dibi muayenesi yapılması gereklidir. Göz dibi patolojileri erken tespit edildiğinde görme kayıpları önlenebilmekte en azından durdurulabilmektedir. Örneğin; şeker hastalarında zamanında yapılan lazer uygulamaları ile görmeler korunur.